Haz 30
Hem Türban Takar Hemde Giyimine Dikkat Etmez !!!

Bazı İki yüzlü Turbanı Savunup Siyaset Yapanlara Duyurulur

Yorum…

Saçının bir teli görünürse seksen yıl ateşte yanacak,
bu nedenle saçını kapatması gerek.
Kalçaların görünmemesi için yeni fetva bekleniyor….

Alıntı:İnternet

Not:Mail Gurubumda bazı arkadaşlarımla bu resimi paylaştım bir tanesi bana teesüflerini bildirmiş,  resimi çok müstehcen bulmuş galiba, Oysa ki ben bu resimde Müstehcenlik görmedim .

Burada ki resimde vurgulanan bazı sahte dincilerin’de olduğudur… takdir sizlerindir…

Bookmark and Share

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Haz 25
Regaip Kandiliniz Kutlu Olsun

Kardeşlerimin,Dostlarımın ve Arakadaşlarımın Regaip Kandilini Kutlar Hayırlara vesile Olmasını Dilerim.Saygılarımla

Şükrü YIlmaz
Antakya-HATAY
http://sukruyilmaz.net

Bookmark and Share

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Haz 22
Türkiye üzerine oynan oyunları herkes Öğrensin ve Görsün
Tek bir madde LÜTFEN OKUYUN!!!!

Bruksel Zirvesi Sonuc Bildirisinden tek bir madde; okuduğunu anlayabilenlere ve AB hayranlarının dikkatine….

Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi’ nden…


YORUMSUZ : Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi’nin


“Türkiye” başlıklı bölümünden;”Presidency Conclusions” Madde: 23..”


Müzakerelerin yalnız Türkiye’yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğini…


Müzakereler sırasında TÜRKİYE birkaç devlete bölünürse veya GÜNEYDOĞU bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına…


“AK” OLDUKLARINI İDDİA EDENLERİN NE PAHASINA OLURSA OLSUN AB’ye GİRELİM HEVESİNİN EN AÇIK TASDİKLİ BELGESİ…


DAVOS fatihi adledilenlerin sus pus oturup boyun büktüğü bildiridir.


23. madde yoruma dahi ihtiyaç duymadan amaçlarını belli eder AB’ nin. ve onu bunu kahraman ilan edenler bu bildiriyi bilmez.

Alıntı : http://www.uludagsozluk.com/k/bruksel-zirvesi-sonuc-bildirisi/

Bookmark and Share

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Haz 21
       Bütün babaların Babalar Gününü Kutlarım

http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_4_Diger_Haberler/2009/babalar_gunu/ana.htm


 Babam Merhum Hacı Osman Yılmaz
           1927 – 17 Ocak 2008

Dünyadaki Çiçeklerin En Güzeli Güldür, Güllerin En Güzeli İse Sen.
Ebediyete İntikal Edişinin Birinci Yılında Babalar Günün Kutlu Olsun Babacığım.
Rahmetli Babamın Şahsında Tüm Babalara! …

Baba! …

Sen gittin gideli ruhum tarûmar
İnsanlar cihandan acep ne umar?
Terk edilen için ömür bir kumar

O gün bugün günler geçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Bir gönülün merkezine har düştü
Yaz ortası yüreğime kar düştü
Hayalimde yüceleşen yâr düştü

Hüzün bedenimden göçmüyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Hasret kaldık, aylar geçti sesine
Bülbüller ram olur gül nefesine
Ruhun veda etti ten kafesine

Beden Azrail’den kaçmıyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Rengârenk bahardın,ağır kış oldun
Gerçek idin,şimdi bize düş oldun
Gözden akan bir damlacık yaş oldun

Göğümdeki kuşlar uçmuyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Cennette saraylar,cehennemde nar
Kimine ağır kış,kimine bahar
Vuslat ötelerde,bize hasret var

Ömür bize ışık saçmıyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Bu âleme dair tükendi sözler
Perdeler inince kapandı gözler
Güneşim battı,karardı gündüzler

Huzur,talih bizi seçmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Rızamızla teslim olduk kadere
Ölüm bizi götürmesin kedere
Bu filmi seyrettik bilmem kaç kere

Kul arzuyla zehir içmiyor baba!
Bahçemdeki güller açmıyor baba!

Alıntı:Mustafa Nihat Malkoç
http://www.dersimiz.com/esiir/siir.asp?id=1167

Ayrılığın Vaktimiydi Baba

Söyle
Üşüyor musun baba
Kar düşerken üstüne
Yüreğin de ıslanıyor mu baba

Gitme
Bırakıp gitme demiştim baba
Gittin; …
Yüreğime bir kara diken ekledin
Korkuyorum baba
Ya yağmur yağarsa
Ya silinirse semaya düşen silüetin
Sabahlara nasıl kavuşurum baba

Unutma
Karanlıklar basarsa dünyamıızı baba
Bıyık altından bir ince tebessüm at
Belki gökkuşağı oluşur,
Aydınlığa kavuşuruz
Unutmadan baba:
Özlemlerin karışırsa mehtaba,
Göz kırp yıldızlara
Ceylanlarının suretlerini getiririm sana baba

Dön
Tâ içre her lahza tutuşuyor bedenim
Desemki; hafakanlardayım
Gelmez misin baba
………..
Varlığına tam da bu kadar muhtaçken
Şimdi ayrılığın vakti miydi baba

Alıntı:Kerem Bozkuş
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=49274&siir=851009 

Bookmark and Share

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Haz 18

Akşam Gazetsesi Köşe Yazarı Sayın  Oray Eğin’nin, Sözde Belge Hakkında  Yazdıklarına Bir bakalım

Madde madde belge krizi

- Ertuğrul Özkök, dün Fethullah Gülen’in bu yılın nisan ayında yaptığı bir konuşmayı hatırlattı. Hoca durup dururken ‘Müslümanları terörist gibi gösterebilirler’ demiş. Taraf gazetesine servis edilen ve kamuoyunca ‘AKP’yi ve Gülen’i bitirme planı’ olarak bilinen belgenin de tarihi Nisan 2009. Özkök de ‘Demek ki daha o günlerde böyle provokatif bazı girişimler olabileceği Fethullah Gülen’in kulağına kadar gitmiş’ diye yazıyor.

- Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Cemaat’e karşı tavrı belli. Harp Akademileri’ndeki tarihi konuşmasında kaygılarını kamuoyuyla paylaştı. 

- Türk Silahlı Kuvvetleri’nin nasıl ki dış tehditle ilgili kendi içinde bir çalışması, araştırması varsa aynı sürecin iç tehditle de ilgili işleyeceğini beklemek akla yatkındır. Öyle ki, Başbuğ’un bir tehlike olarak telaffuz ettiği Cemaat’e karşı da kurumsal bir çalışma yapılmış olması, en azından bir rapor, bir dosya hazırlanmış oluşu olasıdır. 

- Taraf’ın ortaya çıkardığı ve sahte olduğu tahmin edilen belgenin bir asker dili olmadığı, askerin resmi belgesinin tek imzayla hazırlanmayacağı daha ilk andan itibaren analistler tarafından tespit edilmiştir. Nitekim, söz konusu belgenin sahte olduğuna dair bir kanaat oluşmaya başlamıştır. İlker Başbuğ belgeyi sahiplenmediği gibi, bunun bir kurumsal çalışma olduğunu da reddetmiştir. 

- Nisan ayında Gülen Cemaati’nin TSK’nın kendilerine yönelik bir çalışma yapıldığını öğrendiği ortada. Acaba bu yapılan çalışmayı önlemek ya da kamuoyu gözünde Cemaat’i mağdur göstermek için fabrikasyon bir belge aslının yerine sızdırılmış olabilir mi? ‘Madem bir rapor var, bu ortaya çıkmadan biz sahtesini sızdırtalım ki sahtesi gerçek sanılsın’ diye düşünülmüş olabilir mi?

- Belgelerin sık sık yalanlanması dikkate değer. Kemal Kılıçdaroğlu’nun PKK’lılarla aynı arabada olduğunu iddia eden belge fabrikasyon çıktı. Bir Alman vakfından CHP’ye para aktarıldığı iddiası Baykal tarafından yalanlandı. Ve son olarak Zahid Akman’ın Almanya’ya giriş-çıkışlarında sorun olmadığını gösteren belgenin de sahte olduğu ortaya çıktı. Demek ki sahte belgecilik son zamanlarda epey yaygın.

- Dünkü gazeteler arasında belgeyle ilgili en önemli haber Habertürk gazetesindeydi: Belgenin aslı savcıda da yok! İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın fotokopi olduğu ortaya çıktı. Gazeteye konuşan uzmanlar fotokopiden inceleme yapılmasının epey zor olduğunu söylüyor. Üstelik fotokopi sahte belge hazırlamanın en kolay yolu.

- Taraf gazetesinin yalan haberler ve yalanlanan belgelerden oluşan bir habercilik sicili var. Aktütün görüntüleri yalanlandı mesela. Ayrıca gazete ‘İşçi Partisi’nde Yargıtay krokisi bulundu’ haberinden dolayı mahkum oldu. 

- Taraf gazetesinin yöneticisi Yasemin Çongar, önce kendilerinden gayet emin bir şekilde kesin olarak varolduğuna inanarak açıkladıkları belgenin dün sahte olabileceği ihtimaline değindi. Çongar, belgenin sahte çıkması ihtimalinin Ergenekon davasını çökerteceğini yazdı.

- Liberallerin belgenin sahte çıkma ihtimaline karşı nasıl pozisyon alacaklarını da Cengiz Çandar bir gün önce ağzından/kaleminden kaçırmışa benziyor Radikal’deki yazısında: ‘Peki ya ‘Belge’ sahteyse? O daha da kötü. Zira ‘belge’nin Genelkurmay bünyesinde ‘emir-kumanda zinciri’ içinde hazırlanması söz konusu değilse de, çıktığı yer belli. Genelkurmay’daki bilgisayarlar. Genelkurmay bünyesinin ’sahte belge’ üretimine daha uygun olması daha da vahim değil mi? Dün, Milliyet’ten Melih Aşık da haklı olarak soruyor: ‘Çandar daha kriminal inceleme yapılmadan belgenin Genelkurmay’daki bilgisayarlardan çıktığını nasıl ve nereden biliyor? Çok ilginç değil mi?’ Bir soru da benden: Cengiz Çandar, belgenin sahte olduğu kesinleşirse liberallerin yine de orduyu suçlayacağını önceden haber mi veriyor?

- Belge krizinin bir dönemeç olduğunun bir kanıtı da basındaki ’sivil darbe’ telaffuzları. Nihayet, darbenin sadece askerlerle yapıldığı ezberi bozuluyor ve ilk kez birileri bu belgenin fabrikasyon olma ihtimaline karşılık ’sivil darbe’ kavramından söz ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri de yaptığı açıklamalarla nihayet sivil darbeye karşı tedbir alabileceğini gösteriyor. Eş zamanlı olarak Başbakan’ın Başbuğ’la görüştükten sonraki açıklamasındaki ‘değişim’ de anlamlı. Psikolojik harple mücadelede yeni adımlar atılacağını kolaylıkla söyleyebiliriz.

- Bütün bu adımların ışığında karar verelim: Bu belge gerçek olabilir mi? Şu an için tek bir gerçek var: Bu belgeden sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağı.

Alıntı:İnternet Akşam Gazetesi
http://aksam.com.tr/2009/06/18/yazar/13193/oray_egin/madde_madde_belge_krizi.html

Bookmark and Share

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki yazılar